Ulubey toprakları, oğuz
boylarının Anadolu’ya göç etmeye başladıkları X1 ve X11,y.y. kadar
boştu. 1071 Malazgirt
zaferinden sonra Türk boylarına mensup aşiretler ve oymaklar tarafından
yerleşim yeri oldu. Emir danişmenke, büyük Selçuklu devletlerindeki ”İkta”
geleneğine uygun olarak Ulubey çevresindeki topraklar verildi.
X1V.y.y.ortalarında XV.y.y.başlarına kadar Mesudiye merkezli kurulan Hacı
Emir oğulları beyliğine katıldı.
Osmanlı sultanlarından
Yıldırım Beyazıd’ın Karadeniz bölgesinde bulunan beylikleri idaresi al-
tına almasından sonra,
Mehmet Çelebi’nin “Anadolu birliğini kurma” teşebbüsleri sonucunda Ulubey’
den Mesudiye’ye kadar
uzanan iç bölgelerde Osmanlı topraklarına katılmış oldu. Fatih Sultan Mehmet
Han’ın 1455 yılında Ulubey topraklarını tımar olarak dağıtması sonucunda bir
Türkmen beyinin adını alarak Sevdeşlü namı diğer Uluğbey’lü nahiyesi oldu.
1547 yılında Ulubey nahiyesi adını aldı.1958 yılına kadar nahiye olarak
kaldı. ve 1 nisan 1958 günü ilçe oldu. 1958 martında ilk belediye
teşkilatı kuruldu ve 23 Şubat 1958 günü ilk belediye seçimi yapıldı.Halen
Ulubey ilçesine bağlı 35 köy ve 6 mahalle olmak üzere ceman 41 adet yerleşim
birimi bulunmaktadır.
COĞRAFİ DURUM:
Ordu-Sivas karayolu üzerinde ve
Canik dağları yamacında kurulmuş olan Ulubey ilçesi 256 km2 lik idari sınıra
sahiptir. 586 m. Yükseklikte yer alan ilçe kuzey batıda Perşembe, batıda
Gürgentepe, güneyde Mesudiye,Güney batıda Gölköy,Güney doğuda Kabadüz
ilçeleriyle komşudur.
Dağlık bir yapıya sahip
olan ilçede Karadeniz ikliminin bir uzantısı olan ve her mevsim yağışlı
olmakla beraber yağışların kış mevsiminde kar, yaz mevsiminde ise yağmur
şeklinde düştüğü bir iklim görülmektedir.
Uygun iklim ve yağış
koşullarına bağlı olarak bitki örtüsü tarıma uygun alanlarda fındık,tarım
dışı alanlarda ise yörenin asil bitki topluluğunu oluşturan geniş yapraklı
karma ormanlardır.Akarsu ağının fazla zengin olmadığı ilçede melet ırmağı ve
bu ırmağın kolu olan Sarpdere dışında önemli bir akarsu yoktur.
SOSYAL YAPI :
İlçe insanları sıcak ve
sevecendir. Bu ilçenin küçük olması nedeniyle ailelerin birbirlerini yakınen
tanımaları etkilidir. 2000 yılında yapılan son nüfus sayımına göre ilçe
nüfusu yöreden yapılan göçlerle azalmıştır.Bu azalmada etkili olan diğer
nedenler nüfus planlaması konusunda yapılan çalışmaların başarıya
ulaşmasıdır. İlçe nüfusu fındık hasat mevsiminde geçici artış
göstermektedir. Son yıllardaki ekonomik sıkıntılardan dolayı sosyal yapı
etkilenmiş akraba aile ilişkileri gerilemiştir. İnsanlar ekonomik yönden
çeşitli alanlara yönelerek yeni işler edinmişlerdir. Bu yöneliş özellikle
Ordu il merkezinde İstanbul’da ve yurtdışında yoğunlaşmıştır.
Eğitime önem verilmesine rağmen ekonomik yönden etkilenen insanlar göçlerle
yöreden ayrılarak çoğu okulun kapanmasına böylece eğitim gören insan
sayısının azalmasına neden olmuştur. Bu göçler nedeniyle ilçede orta yaş ve
ileri yaş gurubu insanların çok olduğu görülmektedir. Halk genellikle örf ve
adetlerine önem vermekte düğün,nişan ve mevlit gibi faaliyetlerin eski
canlılığı ile devam ettiği görülmektedir.